Lost'ta Bütün Sorular Cevaplandırılacak!
Dizinin yapımcıları Damon Lindelof ve Carlton Cuse, dizinin final sezonuyla ilgili olarak yaptıkları açıklamada, Juliet Burke ve Daniel Faraday adlı karakterlerin, birinci sezondan beri gözükmeyen başka bazı karakterlerle birlikte diziye geri döneceğini belirtti.
Final sezonunun bazı açılardan birinci sezonla benzerlikler göstereceğinin ipucunu veren
yapımcılar, “İlk sezonda karakterler ormanda koşuşturuyordu, yoğun ve şaşırtıcı olaylar yaşanıyordu, karakterlerin duygusal olarak tanındığı bir dönemdi. Bunları final sezonunda da yaşayacağız” dedi. Dizide Hugo karakterini canlandıran Jorge Garcia ise bunun, dizide yaşananları hiç olmamış gibi gösterecek bir final anlamına gelmediğini belirterek, “Bu hayranlarımıza büyük bir ihanet olur” diye konuştu. Yapımcı Cuse da bu konuyla ilgili olarak, “Bize güvenin” mesajını verdi.
Lindelof, yeni sezonda zamanda yolculuk ve flash-forward kullanılmayacağını belirterek, “Farklı bir şey yapacağız. Merak edilen bütün soruların cevapları verilecek” dedi. Dizide ayrıca final sezonuna özgü bir anlatım şekli kullanılacağı belirtildi..
Monte Carlo TV Festival’ine katılan “LOST” dizisinin Jack Shephard’ı Matthew Fox, dizinin 6. sezonunda yaşanacaklar hakkında bazı ufak bilgiler verdi ve kendisi hakkında çok fazla konuşulan, dizinin sonunu bilip bilmediğiyle ilgili konuya kesin bir cevap verdi.
- Matthew Fox, daha önceden de diziyi izleyenler tarafından dedikodusu yapılan bir konuya açıklık getirdi ve dizinin büyük finalini bildiğini belirtti.- Jack ve John 6. sezonda başa baş gidebilirler. Matthew Fox burada gerçek John’dan mı yoksa sahte John’dan mı bahsediyor bu henüz belli değil.
- 6. sezonun açılış sahnesi 5. sezon finalinde ne olduğunu açıklayacak ve izleyenler için hem şaşırtıcı hem de kafa karıştırıcı olabilecek.
- Yeni sezonun ilk 4-5 bölümünden itibaren adadaki zaman çizgileri tek bir zamanda birleşecek ve geriye hiçbir flashback kalmayacak.
- Dizinin sonundan bahsederken Fox çeşitli sıfatlar kullandı; Damon Lindelof’la son hakkında oldukça fazla konuştuğunu ve her defasında hikayenin bitişiyle ilgili ‘hareketli’ bir izlenim elde ettiğini belirten Fox’un öteki kullandığı sıfatlar ‘güzel’, ‘kutarıcı’, ‘üzücü’ ve Fox, en son olarak ‘Mükemmel’ olduğunu söyledi.
Sezon 6 Şubat 2010`da başlayacaktır. 6. Sezonun 17 bölüm olarak yayınlanması planlanıyor ve Lost severlere göre en önemli sezon bu, zira efsanenin de son sezonu.
Lost'un 6. ve son sezonunun bölüm isimleri belli oldu.
1 - Vessel2 - Our cause3 - His mistake4 - The black rock5 - Tbe other leader6 - 67 - New dharma8 - The time traveler's wife9 - The prophet10 - The arrow11 - Elizabeth12 - İn the end13 - The will14 - The sacrifice15 - Ashes to ashes special recap- destiny found16 / 17 - The temple (Final)
Lost'un 5. sezonu yine büyük bir şok bulutu içinde sona erdi. 10 Soru Merak ediliyor.
1. Jacob'ın yanındaki adam kim?
Evet hepimizin bu konu hakkında birçok tahmini var. kimi "kara duman" diyor. kara duman adanın güvenliğinden sorumlu diye biliyorduk. yani Jacob'ın ölmesini ada ister mi? kimi "Jacob'ın kardeşi" diyor. son zamanlarda ona isim bile bulmaya çalıştık =) (flock, yani "fake locke") . ancak "Esau" ismi daha çok geçiyor forumlarda. Jacob'ın kardeşi "Esau" şeklinde. peygamber Jacob'ın ona inanmayan esau adında bir kardeşi varmış. oradan isminin esau olacağını düşünenlerin sayısı oldukça fazla. dahası, Jacob'a tanrı, yanındakine şeytan diyenler de var?
2. İlana ve yanındakiler kim?
Jacob'ın geçmişte yanlızca Ilana'nın yanına gittiğini gördüğümüzde "bu kız da kim?" demiştik. Ne rolü var? Jacob ile aralarında nasıl bir bağ var? Jacob'ın "geliyorlar" sözüyle kastı İlana ve ekibi ise, bunların nasıl bir gücü var?
3. Jacob "sadece bir kez olur, öncesinde olanlar sadece hazırlık sürecidir" derken neyi kastediyordu?
Ben yine Esau diyeyim. Esau'nun dediği "her zaman aynı şey olur". "gelirler, savaşırlar, herşeyi yakıp yıkarlar" sözünün sonrasında, Jacob bu sözü söyler. Bu ne demektir? Bir çeşit döngü mü vardır? Jacob geçmişe giderek birşeyleri değiştirmeye mi çalışır? Jacob değişkenlerle oynayarak sonucu değiştirmeye çalışıyor sanırım. Esau ise, "her seferinde aynı şey olur değişen birşey olmaz" diyor. Kim bilir, belki ilk beş sezon Jacob'ın dediği gibi hazırlık sürecidir. Asıl bir kez olacak şey altıncı sezonda olur.
4. Sonunda heykeli gördük de heykele ne oldu?
Önce 4 parmaklı tek bir ayak gördük, heyecanlandık. Daha sonra yıkılmamış halini arkadan gördük büyük bir heyecana kapıldık. çünkü ayağı ilk kez gördükten sonra aradan üç sezon geçmişti. Yapımcı ile kanal arasında sürtüşme çıktığı, heykel olayına girmeyecekleri konuşuluyordu. Gel gelelim son bölümde hafif önden de gördük. Timsah başlı eski Mısır tanrılarını anımsatan bir heykel. Sobek isimli timsah başlı tanrıya çok benziyor. Heykeli kim yıktı? Esau'nun dediği gibi "gelirler yıkarlar", acaba black rock ile gelenler mi heykeli yıktılar?
5. Hurley'nin gitar kutusunda gitar mı var?
Hurley'nin gitar kutusunu Jacob ona veriyor. Peki içinde gitar mı var? Büyük ihtimalle içinde başka birşey var ve onu 6. sezonda göreceğiz.
6. Jacob neden herkesin geçmişine gidip onları ziyaret etti?
Jacob, Oceanic 815 yolcularını ziyaret etti. Kate-Sawyer-Jin-Sun-Jack-John-Hurley-Sayid. neden bunları ziyaret etti? Onları adaya getirebilmek için mi John'u kurtardı? Nadia'nın ölümüne neden oldu (mu)? Hurley'i adaya dönmesi için ikna etti. Jacob'ın büyük planı neydi? Bunu 6. sezonda göreceğiz.
7. John Locke'ın dizideki geleceği ne olacak?
Ne yazık ki gerçek John locke öldü. Buna üzülmemek elde değil. Esau'nun müthiş planı mı, yoksa jacob'ın buna izin vererek başka türlü bir planı mı orasını bilemiyoruz, ancak olan John Locke'a oldu. Kaderci, "herşeyin bir nedeni vardır" diyen John Locke'ın kaderi bu mudur? Ölmek.
8. İlana, Lapidus'a "Aday" derken neyi kasdetti?
İlana'nın adaylıktan kastı nedir? Jacob'ın yerine geçecek bir adaydan mı bahsediliyor? Lapidus, Jacob'ın yerine mi geçecek? Neden olmasın?
9. Bomba patladı (mı)? Sonrasında neler değişecek (mi)?
Juliet bombayı patlattı mı tam emin olamayız, ancak patlattığını varsayıyoruz. böylece gelecekte neyi değiştirecekler? Swan'ın kurulmasını engellediler mi? Yoksa olması gerekenler mi oldu? Hidrojen bombası radyoaktif bir kirlenmeye neden olmuş ve bu yüzden Swan'da karantina yazısı yazılmışsa eğer, bizimkiler neyi değiştirdi ki? Hiçbirşeyi!
10. 6. sezon nasıl başlayacak?
Eğer Faraday'ın planları doğruysa Los Angeles'a giden oceanic 815 uçağı Los Angeles'a inecek. Dizinin başı bu şekilde de başlayabilir. Alternatif ise; Oceanic 815'in gökyüzünde güvenli bir şekilde gidişi görülür, fakat aniden uçak irtifa kaybeder, ortadan ikiye ayrılır ve güm, uçak düşer. Yine düşer. Jacob'ın hazırlık dediği bunlar mıydı? Uçak yine düşecek, ancak bu kez bizimkiler herşeyin farkında olacaklar ve ne yapılması gerektiğini bilecekler. Jacob'ın bir kez olur dediği, Oceanic'in düşüşünden sonra yaşanacaklar mıdır? Sanırsam Jacob aynı şeyi gemiyle gelenler için de yapmış ve başarılı olamamış, fakat Oceanic 815 ile başarılı olacağına inanıyor.
1 - 6.Sezon 2010'un ilk ayında başlayacak.
2 - Juliet ve Sayid 6.Sezon'da dizide olacaklar.
3 - Tüm karakterlerin kaderi sonuna kadar açıklanacak ama diziyle ilgili cevaplanmayacak olan sorular olacak.
4 - 6.Sezon'da Charlotte geri dönebilir.
5 - Adada nasıl iki ayrı Locke olabildiğini ve adanın gerçekten Locke'tan onu canlandırarak ne istediğini göreceğiz.
6 - 4 ayaklı heykel, 6.Sezon'da 5.Sezon'dakinden daha fazla görünecek.
7 - Caesar 6.Sezon'un ilk 6 bölümünde görünmeyecek fakat daha sonra dizi finaline kadar hep göz önünde olacak. Çünkü yapımcıların söylediğine göre Caesar'ın finale önemli bir katkısı var.
8 - Ilana 6.Sezon'da da dizide olacak.
9 - Charles Widmore ve Christian Shephard 6.Sezon'da dizide olacaklar.
10- Emilie de Ravin(Claire) 6.Sezon'da geri dönecek fakat onu çok sık görmeyeceğiz.
11- 6.Sezon, Oceanic 6'lısının adaya döndüğünde ve olaylar olduktan sonra neler olduğunu açıklayan bir sezon olacak.
12- Karaduman 6.Sezon finaline kadar açıklanmayacak.
13- 6.Sezon 16 veya 17 bölüm olarak ara verilmeden bitecek.
14- Yapımcılar Carlton Cuse ve Damon Lindelof sezon finaline kadar herşeyi planladıklarını, sadece hangi parçanın hangi bölüme oturacağına karar vereceklerini söyledi.
Jacob adanın esrarengiz yerlisinin adı. Jacob’un gizemini koruyan birçok detay devam ediyor. Kendisini adanın güçlendirdiğini söyledi. Ayrıca diğerlerinin lideri olarak biliniyor ve hiç kimse onu göremiyor. Hiç yaşlanmıyor (aynı şekilde bu özelliği Richard’ a da verdi) ve en az 19. Yüzyıldan bu zamana adanın yerlisi. Oceanic 815’in yolcularının birkaçıyla ve Ilana’yla da tanıştığını ayrıca akıcı bir şekilde Korece ve Rusça konuşabildiğini gördük.
2007 yılında, dört parmaklı heykelin altında ikamet ederken; görünüşe bakılırsa John Locke’n kılığına girmiş, kendisi gibi gizemli ezeli düşmanın baskısı altında kalan Benjamin Linus tarafından öldürüldü. Ölürken sahte Locke’a söylediği son sözler; “ onlar geliyor” oldu. Jacob’un öldüğü bilinse de bilinmese de, o sırada 1977 yılında olan zaman atlamış kahramanlarımız hidrojen bombasını patlatarak, adada yaşayan herkesin kaderini değiştirmiş olabilir.
Bilinmeyen Zaman Dilimi
Bilinmeyen zaman diliminde Jacob, dört parmaklı heykelin altında yaşıyordu ve bu yerde bir duvar kilimi dokumaya başlamıştı (bitmiş halini 2007 yılında gördük). Aynı zaman diliminde adanın bilinen Jacob dışındaki tek yerlisi, siyah saçlı ezeli düşmanı. Geminin adaya varmak üzere olduğu sabah, sahilde bu ezeli düşmanıyla konuştu. Jacob’u geminin adaya gelmesine izin vermesinden dolayı itham etti ve insanın doğası dolayısıyla hata yaptığı için uyarmaya çalıştı. Düşmanı, Jacob’u öldüremeyeceğini, ama bir boşluğunu yakaladığı gün er ya da geç bunu mutlaka yapacağını söyledi. Bunun üzerine Jacob; “ bunu yapacağın zaman burada olacağım” şeklinde cevap verdi.
Dolaylı Referanslar
Zaman içinde diğerlerinin lideri haline geldi. Belki Richard dışında birkaç kişiye onunla direkt konuşma izni verilmiş olabilir. Diğerleri Jacob’un otoritesini sorgulayamıyor ve onun dediklerini yapıyorlardı. İsmini birçok kez, Benjamin bir eyleme geçmeden önce izin isterken duyduk. Hatta Rachel Carlson’un kanserini iyileştirdiği iddia edildi. Aynı şekilde Richard, Benjamin’in tapınağı korumasını Jacob’un istediğini söyledi. Jacob’un gizemi Ben ve Mikail tarafın “büyük adam” diye adlandırılmıştı.
Ortaya Çıkışı
Jacob’un kulübede yaşadığına inanılırken, aslında dört parmaklı heykelin altında yaşadığı ortaya çıktı. Benjamin, Locke’u kulübede Jacob’u görmeye götürdüğünde, sözüm ona sandalyede oturuyordu ama Locke onu göremezdi. Kulübeden ayrılmak üzereyken, kısık bir ses tonunda birinin ; “yardım et” dediğini duydu ama Ben duymadı. Benjamin’in bu aldatmasına sinirlenen Locke, ayrılmak üzereyken fenerini Ben’e doğru tutunca kulübe bir anda sallanmaya ve içindeki eşyalar olduğu yerden fırlamaya başladı. Ne olduğunu anlamayan ve şaşıran Benjamin; “bunun hiç komik olmadığını ve durması gerektiğini” Jacob’a söyledi. Sallanan sandalye üstünde, ne olduğu belli olmayan parçalanmış kıyafetleri ve dağınık saçları olan bir gölge gördü. Benjamin, o güne kadar daha önce Jacob’u görmemiş olduğunu fark etti. Jacob’un tüm dediklerini itiraz etmeden ve sorgulamadan yapan Benjamin, kanser olması, kızının ölmesi ve adadan sürgün gitmesi konusunda, Jacob’un Locke’un kılığına girmiş düşmanın etkisiyle onunla dört parmaklı heykelin altında hesaplaşma kararı aldı. Jacob, ona seçenekleri olduğunu söylese de duygularına yenilip Jacob’u öldürdü. Yanan çukura dizleri üzerinde düşen ve yanmaya başlayan Jacob’un son sözleri; “ geliyorlar” oldu.
Ada Dışında
Oceanic 815 yolcularının birkaçı ve Ilana ile ada dışında tanışırken gördük. Sawyer ve Kate ile onlar çocukken tanıştı. 1976 yılında, Sawyer’ın anne ve babasının cenazesinde ona kalem hediye etti. Birkaç yıl sonra 1980 yılında, Kate’in çalarken yakalanmasına sebep olan şeyin parasını ödedi. Yine birkaç yıl geçtikten sonra, ilk ciddi ameliyatından çıktığı gün Jack ile tanıştı. Sun ve Jin’in düğün törenlerinde onları tebrik ederken akıcı şekilde Korece konuştu. 2000 yılında, Locke, babası tarafından aşağı itildiğinde aşağıda kitap okuyordu. Locke’un yanına gidip iyi olacağını söyledi. Bilinmeyen bir zaman diliminde Ilana sargılar içinde hastanede yatarken yanına gidip kendisi için yardım edip edemeyeceğini sordu. Oceanic 6’lısı döndükten sonra ise; 2005 yılında önce, Sayid’e yol tarifi sorarken karısının ölümüne şahit oluşunu gördük. 2008 Ocak ayında, bir taksinin içinde Hurley’in hapishaneden çıkmasını bekliyordu. Onu 24 saat içerisinde kalkacak olan Ajira 316 uçuşunda bulunması gerektiğine inandırıp bir gitar kılıfı bırakıp gitti.
Genel Olarak
Jacob görüştüğü tüm karakterlere dokundu, özellikle de Jack’e şekerlemeyi verirken parmağını dokundurma şekline, kamera odaklanarak yakın çekim yaptı. Hatta Jack tuhaf şekilde bu hareketine baktı. Ancak, dokunmasının nasıl bir önemi var veya neye işaret ediyor bilinmiyor.
Jacob’un adı birçok bölümde geçerken, kendisi net olarak (”The Incident, Parts 1 & 2″) bölümünde gözüktü. Net olmasa da (”The Man Behind the Curtain”) ve (”The Beginning of the End”) bölümlerinde görmüş olma olasılığımız var.
Jacob’un Ana Lucia, Boone, Charlie, Charlotte, Claire, Daniel, Desmond, Eko, Juliet, Libby, Michael, Miles, Nikki, Paulo, Shannon ve Walt ile tanıştığını görmedik.
İlk 3 sezonun yayınlanan DVD setinin kapağında; “ Jacob seni seviyor” yazıyor.
Cevaplanmayan Sorular
-Tam olarak Jacob neyden var oldu?
-Jacob’un tarihi ne?
-Düşmanıyla rekabetinin merkez noktası ne?
-Kendi halkına verdiği güç ne?
-Jacob neden Sawyer, Kate, Sun, Jin, Sayid, Hurley, Jack ve Locke’u ziyaret etti?
-Adadan nasıl ayrıldı ve bu kişilerle buluştu?
-Neden buluştuğu kişilere dokunduğuna emin olmak için uğraştı?
-Neden Ilana’yı ziyaret etti ve ne hakkında yardım istedi?
-Aralarındaki bağ ne?
-Kulübede gölge şeklinde ben ve Locke’a görünen kimdi?
YAŞAM - Ada Dışında
- Jack, eski karısı Sarah'ın hayatını mucizevi bir şekilde kurtarıyor..Onu, ölümden döndürüyor..
- Charlotte Malkin (Medyumun kızı) boğulduktan sonra hayata dönüyor..Hem de çok ilginç bir mesajla..
- Claire, Christian Shephard'ın önerisi karşı çıkıyor..Annesinin ölmemesini istiyor..
- Rachel (Juliet'in kardeşi), Juliet sayesinde ölümcül rahim kanserini yeniyor ve bir çocuk doğuruyor..
YAŞAM - Adada
- Jack, uçak kazasından hemen sonra sahilde ilk yardım ile Rose'un hayatını kurtarıyor..
- Jack, asılmış Charlie'yi kurtarıyor ve hayata döndürüyor..
- Michael ve Locke, Walt'u ölümcül kutup ayısından kurtarıyor..
- Claire, adada doğum yapıyor, Aaron'u doğuruyor..
- Sawyer, sal patladıktan sonra suya atlayarak Michael'ın sudan çekip çıkarıyor, onun hayatını kurtarıyor..
- Sun'ın hamile olduğunu biliyoruz..
- Rose, kanseri adadaki mistik bir güç sayesinde yendiğine inanıyor..
- Charlie ve Locke, Eko'yu kutup ayısının mağarasından ölmeden önce kurtarıyor..
- Desmond, Charlie'yı yıldırım çarpmasından kurtarıyor..
- Desmond, Charlie'yi boğulmaktan kurtarıyor..
- Desmond, Charlie'yi kayalıktan düşmekten kurtarıyor..
- Desmond, Charlie'yi bubi tuzağından kurtarıyor..
- Daha önce sonik bariyerde ağzından salyalar, kulağından kanlar saçarak ölen Mikhail ile tekrardan adanın başka bir yerinde karşılaşıyoruz, onun yaşama geri dönmüş olarak görüyoruz..
ÖLÜM - Ada Dışında
- Christian Shephard kalp krizinden ölüyor..
- Sayid, Omar'ı öldürüyor..
- Christian Shephard ameliyattan önce alkol aldığı için hamile bir hastanın ölümüne neden oluyor..
- Susan Lloyd kan kanserinden ölüyor..
- Sawyer'ın babası karısını vurarak öldürüyor, sonra da intihar ediyor..
- Sawyer gerçek Sawyer zannettiği Frank Duckett'i yanlışlıkla öldürüyor..
- Tito Reyes (Hugo'nun dedesi) kalp krizinden ölüyor..
- Sam Toomey (sayıları kullanarak para kazanan başka birisi) intihar ediyor..
- Sayin'in arkadaşı Essam intihar ediyor..
- Kate'in çocukluk aşkı, Tom Brennan, arabada vurularak öldürülüyor..
- Adam Rutherford trafik kazasında öldü..
- Ana-Lucia, Jason Elder'ı vurarak öldürüyor..Kendisi Ana-Lucia'nın bebeğini kaybetmesine neden olmuştu..
- Kate, üvey babası Wayne'i öldürüyor..
- Mr. Eko, kardeşini korumak için bir adamı öldürmek zorunda kalıyor..
- Eko, iki uyuşturcu satıcısını da öldürüyor..
- Yemi, ordu askerleri tarafından öldürülüyor..
- Jack, Angelo Busoni'in (hastane flashbacklerinde) ölümünden sorumlu..
- Libby, kocasının bir hastalıktan öldüğünü söyledi..
- Jae Lee intihar ediyor..
- Eko, Emeka ve adamlarını kilisenin içinde öldürüyor..
- Juliet'in eski kocası Edmund'a bir otobüs çarpıyor ve ölüyor..
- Kırmızı ayakkabılı adam ölüyor..Bayan Hawking onun hayatını bilmem kaç kere kurtardıklarını ama sonuçta kaderin önüne geçemeyeceklerini belirtiyor ve ölmesine izin veriyor..
- Peter Talbot (Locke'un babasının evlenmeye çalıştığı kadının oğlu) gizemli bir şekilde ölüyor..
- Howard L. Zukerman, Nikki ve Paulo tarafından zehirleniyor..
- Ben'in annesi, Ben'i doğururken can veriyor..
- Jack'i kim olduğunu bilmediğimiz birisinin cenazesinde görüyoruz..
ÖLÜM - Adada
- Oceanic 815'in pilotu Monster tarafından öldürülüyor..
- Gary Troup çalışan uçak motorunun hava koridoruna yakalanıyor ve motora çekilip, paramparça oluyor..
- Barbara Joanna Miller boğuluyor..
- Scott Jackson muhtamelen Ethan tarafından öldürülmüştür..
- Boone Carlyle ikinci uçak kazasında ölüyor..
- Leslie Arzt dinamitler yüzünden parçalara ayrılarak ölüyor..
- Shannon Rutherford, Ana-Lucia tarafından yanlışlıkla vurularak öldürülüyor..
- Nikki ve Paulo canlı canlı gömülüyorlar..
- Donald kangrenden ölüyor..
- Nathan, Goodwin tarafından öldürülüyor..
- Goodwin ise Ana-Lucia tarafından öldürülüyor..
- Libby'i Michael yanlışlıkla öldürüyor..
- Michael, Ana-Lucia'yı ise bilerek öldürüyor..
- Mr.Eko, Monster tarafından öldürülüyor..
- Ethan, Charlie'yi öldürüyor..
- Mr. Eko, iki adet Others üyesini öldürüyor..
- Ana-Lucia ise kadın bir Others üyesini öldürüyor..
- Colleen'ı, Sun öldürüyor..
- Colleen'in kocası Pickett'i, Juliet öldürüyor..
- Bea Klugh'u Mikhail Bakunin kendi isteği üzerine öldürüyor..
- Kelvin Inman'ın takım arkadaşı Radzinsky'in intihar ettiğini biliyoruz..
- Kelvin ise yanlışlıkla Desmond tarafından öldürülüyor..
- Gerçek Henry Gale'in öldüğünü biliyoruz..
- Charlie'in onlarca kez öldüğünü ise Desmond tarafından daha önceden gördüğünü biliyoruz..
- Naomi, 815 nolu uçuştan kimsenin kurtulmadığını söyledi..
Black Rock (Kara Kaya) Pasifik okyanusunu geçen bir nakil gemisiydi. Gemideki insanlar karışık metal mineraller taşıyordu. Beklenmedik bir şekilde, gemi LOST adasıyla karşılaştı. Bunlar olurken ada eşsiz magnetik özelliklere sahip ve gemideki magnetik materyaller adadaki tüm bu magnetik kuvvetlerden etkileniyor ve gemi tam anlamıyla adaya çekiliyor. Ve geminin mürettebatı bizim ‘’others’’ (diğerleri) olarak bildiğimiz kişiler oluyor. Richard ta onlardan biri…
1970 ÖNCESİ
İnsan ırkının gelişimi için DHARMA girişimi kuruldu. Bilimsel araştırmalarla başlayan bu girişim daha sonra kaderi test etmek için tasarlanmış büyük çapta bir proje haline geldi. DHARMA’nın çalışmaları sırasında birisi zaman makinası icat etmeyi başardı. Tabi o sırada bu zaman makinesi akım kapasitörlü bi Delorian ( ç.n. : “Geleceğe Dönüş” filmindeki “zaman makinası araba”. Keşfedilen şeyin basit birşey olduğunu ima ediyor ) değildi. Aslında o çok daha basit bi makinaydı. (ç.n. : Burda makinanın nasıl çalıştığını anlatıyor) Diyelim ki DHARMA zaman makinesini icat etti ve 1960 yılında harekete geçirdi; makine 1 yıl çalıştıktan sonra birisi 1961′de makineye girmeye karar verdi. onlar sadece zamanda geri gidebildiler ve sadece 1 yıl geri gidebildiler ( yani makinenin çalışmaya başladığı zamana) . Bunun da ötesinde geçmişe dönersen geçmişte kalıyordun. 1961′e geri dönemezsin çünkü sen şu an geçmişte varsın. Diyelim ki sen 1965de ölümcül bir hastalığa yakalandın ve 1960′a geri dönüyorsun (yani hastalığa yakalanmadan önceki bir zamana), bu durumda geçmişe döndüğünde zaman makinasından çıktığında hastalık geçmişe dönen bedeninle geri dönmüyor. Yani dönmüş olduğun zamanda hasta olmuyorsun.
Bu yüzden, DHARMA bu aletin gücünü anladığından deneyi zaman makinasını test edebilecekleri gözlerden ırak, uzak bi adaya taşımaya karar verdi. DHARMA insanları zaman makinasıyla geçmişe göndermeden önce çalışmalarını kutup ayıları gibi hayvanlarla yaptı. Bir kutup ayısını bikaç yıl geri gönderdiler ve yaşayıp yaşamadığını görmek için doğal yurdunu değiştirdiler. DHARMA kutup ayılarının geçmişe gittikten sonra adada ve uzak çöllerde yaşayabildiğini gördü. DHARMA bu kutup ayılarının çölde “geçmişe gönderildikleri zamana kadar” yaşayabildiklerini gördü , bu onları kısmen yenilmez yapmıştı. ( ç.n : normalde çölde yada tropik adada ölmeleri gerekirken zamanda yolculuğa başlama anına kadar yaşayabiliyorlar , kafalarına kurşul sıkılmazsa tabi) Kutup ayılarıyla yapılan bu deneyden kısa süre sonra Dharma insanları da zamanda geriye göndermeye başladı. Zaman makinesi deneyinin boyunca birkaç yıl içinde Dharma geriye gönderdiği insanların zamanın akışını değiştirip değiştiremeyecekleriyle ilgilenmeye başladı. Ve zamanda geri gidecek yolcularına zamanın gidişatını değiştirecek görevler vermeye başladı. Maalesef geriye giden insanlar çoktan yazılmış olan kaderi değiştirebilecek hiçbir şey yapamadılar.
Şimdi zaman makinasının hiç bir yararını görmeyip umutsuzluğa kapılan DHARMA hastalıkların tedavi edilip edilemediğini görmek için ada yerlilerinden oluşan bir grup kurmaya karar verdi ve ‘’others’’ların birçoğunu etkileyecek bir hastalığı adaya bulaştırdı.Ve ‘’others’’lara bu hastalığı zaman makinesı aracılığıyla tedavi edebilecekleri konusunda ısrar etti. Ama bu others için çok açık/ anlaşılır bir durum değildi. onlar sadece tedavi olmak istiyorlardı. ve bu zaman makinesinin sadece kompleks bi aşı olduğunu düşünüyorlardı. Dharma asıl olarak insanlar onlara bu virüs aşılanmadan evvelki bi zamana gittiklerinde bu virüsten kurtulup, tedavi olup olmadıklarını görmek istiyordu.Kaderin önceden buyurduğu gibi ‘’others’’ lar onlara hastalık enjekte edildiğinden önceki bi zamana giderek hastalıktan kurtuldular tabi sadece kara duman tarafından öldürülene kadar çünkü karaduman zaman çizgisinin kendisini düzelttiği fiziksel bi vasıtadır. Kara dumanla ilk kez karşılaşan DHARMA şimdi bu zaman makinesinin düşünülen hiç bir amaca hizmet etmeden sonuçlanacağından korkuya kapılmış/ dehşete düşmüş durumda. Dharmanın başarabildiği tek şey ada sakinlerini adadan defetmekti.
1970 -1985
Ben’in annesi Dharma tarafından adaya gelmesi ve zaman makinesi üzerinde çalışması için işe alınır. Testin başlamasından yıllar sonra da zaman makinesininin becerilerinden bıkmıştır.Aynı zamanda Richard (others’ın geecekteki lideri) la tanışır. Richard ona Dharma’nın yaptığı ve birçok ‘’others’’ın öldüğü bu korkunç deneyden bahseder.Ben’in annesinde , bilim adı altında yok saydıkları ahlaki değerlerden ötürü Dharma’ya karşı nefret gelişir.Dharma ’nın yaptıklarından etkilenen masum insanlar için Dharma’ yı yok etmenin kaderi olduğuna hüküm verir. Fakat adadan ayrılmak yerine bir taşla iki kuş vurmayı planlar: adadan sadece ayrılmak ve muhtemelen de Dharmayı ayrılışıyla kızdırmak yerine zaman makinesini kullanarak adaya geldiği zamana geri döner. Ve adadan ayrıldı. Bu şekilde dış dünyaya adaya hiç gitmemiş gibi görünecekti .Yaşamının adada testler yaparak kaybettiği 15 yılını tekrar yaşamak için geri gitti. Akıllıca…
1970
Ben’in annesi 1970′e yaklaşık olarak 15 yıl geriye seyehat etti ve kendini yeniden Oregonda buldu. Mükemmel bir çocukla tanıştı,evlendi ve hamile kaldı. Fakat ada dışında yaşadığı alternatif hayatta çocuksuzdu.Malesef Dharma henüz anne ve çocuk ölümleri ile zamanda yolculuk arasındaki bağlantıyı keşfedememişti. (Hatırlayın Juliet 26 yaşında olmasına rağmen 70 yaşındaki bi kadınınki gibi görünen rahim röntgenini görmüştü. Görünen o ki zamanda yolculuğun benzersiz bir etkisi de bedeniniz değil ama rahminiz yaşlanıyor..)
Ben’in annesinin doğum zamanı geldiğinde çocuğu doğurmayı başarıyor ama kendisi ölüyor. onun ölmesinin nedeni ise zaman çizgisinin gidişatı onu Ben ile değiştirerek düzeltmesidir. Ben onun tecessümüydü (cisimleşme/yeniden dünyaya gelişi gibi bişey) ve hayal kırıklığına uğramış olan bu DHARMA mühendisinin en sonunda bu şaibeli/kanunsuz/kötü kuruluşu yıkmak olan vasiyetini/hedefini gerçekleştirmek için yaratılmıştı. Ben’in rolü kaderi çözme konusunda çalışmak ve zaman makinesini DHARMA’nın metotlarını kullanmadan çalıştırmanın bir yolunu bulmaktı.
1980
Annesinin ölümünün üzerinden çok geçmeden Ben ve babası adaya gittiler. Horace Dharma’ya katılmıştı ve Ben’in annesini araştırmak için gönderilmişti. Ancak onun öldüğünü öğrenince kocasını ve Ben’i adaya gönderdi. Ben ve babası adaya geldiklerinde Ben’in babasını DHARMA’nın sadece bir piyonu olmuş şekilde buluyoruz. Ben onların adaya gelmesinin gerçek nedeniydi: Ben’in görevi annesinin kaderini gerçekleştirmekti. Malesef o zaman Ben bundan haberdar değildi. O sadece kendini eğlendirmeye ve babasının çok fazla kendini bırakmamasını sağlamaya çalışıyodu.
1981
Ben adada biraz iyi zaman geçirdikten sonra adada evin dışında ölmüş annesini duymaya ve görmeye başladı! Onun annesini görmesinin nedeni “alternatif gelecekte” annesinin hala hayatta ve DHARMA için çalışıyor olmasıydı. O ona yarı ölü gibi görünüyordu çünkü onun ölü ruhu Ben’e kaderini anlamakta yardım etmesi için dizayn edildi.böylelikle Ben onun vasiyetini devam ettirebilecekti. Sonuç olarak onu ruhu zamanın geleceği düzeltmek için bulduğu yoldu.
Ölü annesini gördükten çok kısa bir süre sonra Ben ormanda “henüz hazır değilsin diyen” Richard’ı görür. Richard bir zaman yolcusu ve Dharma’dan nefret eden biridir. Ben Richard’la ormanda karşılaştığında Richard 2000 yılından 1981 yılına seyehat etmişti. Bu nedenle Richard Ben’le çalışırken yaşlanmıyordu. Neden Richard Ben ile iletişime geçmek için geçmişe gitmişti? onu örgütlemek/ işe almak (yani kendi amacı doğrultusunda onunla birlikte çalışmasını sağlamak için) için. Richard alternatif zaman çizgisindeki Ben’in annesini biliyordu ve Ben’in annesinin yeniden vücut bulmuş/cisimleşmiş hali olduğunu biliyordu ve Ben’in bir çeşit dahi/mucizevi bir çocuk olduğunu da biliyordu. Ondan sonra Richard ve Ben daha sonraki yıllarını DHARMA’yı nasıl yıkacaklarını ve zaman makinasını insanları öldürmeyi içermeyen testlerde nasıl kullanacaklarını planlamakla geçirdiler.
1988
Rousseau’nun gemisi adaya çarpar ve Rousseau Ben ve Richard tarafından çabucak kaçırılan Alex’i doğurur. Böylece onun DHARMA tarafından bulunmasını engellemiş oluyorlardı. Rousseau’nun adaya tam anlamıyla neden geldiğini bilmiyoruz ancak ben inanıyorum ki o adada güç mücadelesi olup olmadığını belirlemek için DHARMA tarafından gönderilmiş bir ekibin parçasıydı. DHARMA’daki güçlü kimseler kendileri gidecek kadar aptal değillerdi ve önce oraya daha sonra adada ölmek zorunda olan bir grubu gönderdiler. Rousseau’nun grubu DHARMA’nın o sırada test ettiği/yaydığı hastalığa yakalanarak öldü.
1981-2005
Ben büyür ve Richard ile birlikte DHARMA’yı tamamen ortadan kaldırmak için “nihai planı” planlamaktadır: Tasfiye/Temizlik (The Purge). o sıralarda DHARMA zaman makinasını başka amaçlarla kullanıp kullanamayacaklarını görmek için adanın diğer kendine has özelliklerini test etmeye devam etmektedir. Bu çalışmaların ortasında, DHARMA SWAN istasyonu vasıtasıyla adanın manyetik anomalisini keşfetti. Bu manyetik anomali bütün adayı kapsayan bir hava kabarcığıydı.Ama malesef DHARMA onu herhangi bir şey için nasıl kullanacaklarını bilmediklerinden bu anomali üzerinde ancak basit/temel testler yapabildiler. Bu sıralarda hem DHARMA hem de OTHERS zaman makinesini “daha büyük menfaat/yarar/iyilik” için nasıl kullanacaklarını öğrenmeye çalışıyorladı.
Zaman makinesi üzerindeki testler sırasında DHARMA ve others zaman yolculuğu ile ilgili aşağıdaki buluşları yaptılar:
1) Birisi makinaya girdiğinde sadece geçmişe geri gidebiliyor ve sadece makinenin çalıştığı zamanlara gidebiliyor.
2) Geçmişe gittiğinde yeniden yaşlanmıyorsun. Mesela eğer 50 yaşındaysan ve 10 yıl geriye gitttiysen 40 yaşındaki bedenine sahip olmuyorsun. 50 yaşındaki bedeninle geri dönüyorsun. Ancak senin bu 50 yaşındaki bedenin sonraki 10 yıl boyunca yaşlanmıyor (yani zamanda yolculuk yaptmak için zaman makinasına girdiğin ana kadar)
3) Zaman yolculuğunda bedenin fiziksel olarak yeniden yaşlanmıyor ancak makineye girmeden önceki fiziksel rahatsılıkların iyileşiyor. Mesela, varsayalım ki sen 2010 yılında felç oldun- 2015′de de zaman makinasına girmeye ve 10 yıl geri dönmeye (felç olmadan önceki bir zaman) karar veriyosun. 2005′e geri döndüğünde tekrar yürüyebilirsin. ancak 5 yıl geçtikten sonra kader seni yeniden felç etmek için başka bir yol bulacaktır. Belki ilk kez felç olmanın nedeni pencereden itilerek belinin üzerine düşmen olabilir ancak ikinci kez belki bi arabanın çarpmasından dolayı felç olablirsim.
4) Geçmişe geri döndüğünde sadece kaderinin üzerinde etkisi olmayan şeyleri değiştirebilirsin. Başka bir deyişle; belli bir tarihteki bir filmi izlemeye gittiysen ve sonra zamanda geriye gittiysen o tarih geldiğinde o filmi tekrar izlemeye gitceksin diye bi kaide yok. ancak o film hayatını değiştirecek bir karar almanı sağladıysa kader sana bu kararı aldıracak başka yollar bulur (filmi izlemen olan bu orjinal yoldan başka bir yol).
5) Eğer geçmişe gittiysen ve öldüysen tam anlamda ölü olmazsın çünkü evrende senin gelecekte hayatta olduğun bir yörünge zaten mevcuttur. Bu nedenle sen bir “yarı ölü” haline gelirsin. Başka bir deyişle senin varlığın bazı kimselerce bilinir ama diğerlerince bilinmez. Varlığın sadece kaderine etki etmen gerektiğinde bilinebilir. mesela diyelimki sen Google’ın mucitisin.Google bulmadan önceki bir zamana geri döndün diyelim. Ancak sonra bilinmeyen bir nedenden dolayı öldün. bu durumda kader yine Google’ı buldurmanın bir yolunu bulur. Büyük ihtimalle de senin yarı ölü bedenin başka birine görünür ve sen ona Google’2 yaratma konusunda fikir verirsin. Böylece evrene hükmeden tüm olaylar serisi asla değişmez, ama sen teknik olarak ölü olursun.
6) Eğer hiç çocuğun olmadıysa ; geçmişe gidip doğum yapamazsın. kader gerçekte var olmayan yeni bir varlığın geçmişte var olmasına izin vermez.. Kader yönünü düzeltmek için ya anneyi ya bebeği ya da her ikisini öldürür.
2005
Nefretle kabaran düşmanlıkla Ben, Richard ve Jacop 2000 yılına geri gider ve DHARMA’yı ortadan silerler(The purge: temizlik/ tasfiye operasyonu). Dünyanın diğer yerlerinde de DHARMA üyeleri (Penny’nin babası gibi) olduğunu farkeden “The others:diğerleri” DHARMA’nın adaya tekrar ulaşmasını engellemek ve onları ortadan kaldırmak için çabucak bişeyler düşünmesi gerekir. Ben geçmişe gitmek ve dış dünyadan gizlenmek için bütün adayı “Time loop: zaman döngüsü” içine sokar. ,bu time loop adayı geçmişte bi zamanda (2000 yılı) askıda bırakır (o yılda tutar). Böylece dışardaki DHARMA çalışanlarının adaya ulaşmasını engellemiş olurlar. Time loop’u başlatan Ben ve Richard adanın diğer yerlilerini toplarlar ve bu kişiler büyüyerek DHARMA!nın karşı gücünü oluştururlar: “The others”.
Bu “time loop”u yaratmak için Ben ve Richard zaman makinesini ARROW istayonundan alıp SWAN istasyonuna götürürler.Mikhailin mühendislik dehasıyla zaman makinasını SWAN istasyonu içinde derinlerde bi yerde çimentoyla kaplarlar. Ayrıca Mikhail zaman makinası ve tüm adayı saran manyetik anomaliyi birlikte hareket ettirmeyi başardı. bu da others’ın tüm adayı geçmiş zamana göndermelerini sağladı! Daha sonra 108 dakikada bir düğmesine basılması gereken bilgisayar sistemini kurdular; ancak bu düğmeye basma işi aslında 108 dakikada bir zaman makinasını aktive ediyordu. Uzun yıllar boyunca her 108 dakikada bir zaman makinasını resetleyerek zamanı durdurmayı başardılar. Malesef bu işin bi dezavantajı; adada zaman duruyor olmasına rağmen dünyanın geri kalanında zamanın hala geçiyor olmasıdır. Bu yüzden ada hala 2000 yılındayken gerçek dünya 2004 yılındadır. Ben’in 3. sezonda Richard’a doğum günlerini ne zaman kutladığımızı hatırlıyormusun cümlesine dikkat edin. Others her 108 dakikada bir zamanı tekrarladıkları ve dolayısıyla yaşlanmadıkları için doğum günlerini kutlamalarının bi anlamı yok.
2000-2000 ADA ZAMANI
Adada zaman sabit kalırken ; şimdi dışarı karşı görünmez olan “diğerleri” zaman yolculuğu üzerindeki testlerini devam ettirebildiler. “Diğerleri” adada yeni bir yaşama başlamak istediler. Ama tek problem neydi? duran zamanla ve yaşlanan rahimlerin zayıf birlikteliğinden dolayı adada üremek/çoğalmak/türünü devam ettirebilmek için bir yol bulmak zorundaydılar. bu yüzden mevcut hamilelik sorununu araştırması için Juliet’i işe aldılar. ayrıca 108 dakikada bir düğmeye bassın diye prestijli bir askeri görevli (Kelvin) de buldular ve ona dünyayı koruduğunu düşündürttüler. Bu arada, Diğer yerliler yaşlanmadan günlerini geçiriyordu (Richard, Ben ve tüm diğerleri buna dahil). Ayrıca 2. adanın 1. adanın manyetik kabarcığının dışında olduğu düşünülüyordu, bu yüzden ana adamızın manyetik kabarcığından ayrılan birisi 2000 yılındaki zaman çizgisinden sonra yaşlanmaya başlıyordu. Z
amanın belli bir noktasında Jacop ölür. Ancak Jacop önceki zaman çizgisinde 2005′ kadar yaşadığından dolayı onun ruhu Ben, Richard ve toplulukla iletişime geçebilmek için hayatta kalır.
2000-2004 ORJİNAL ZAMAN ÇİZGİSİ
Ada 2000 yılında sıkışıp kalmışken, Lost un bütün karakterleri flashbackler aracılığıyla yaşamları devam ediyor. Biz onların zaman içindeki ilk döngülerinden başlangıç hikayelerini görüyoruz. Kahramanlarımız adadan kurtarıldıklarında, 3. sezonun sonunda Jack’in “flashforward” ında da gördüğümüz gibi yaşamlarının bu zamanını tekrar yaşamaya başlayacaklar.
2000 Ada Zamanı - 2001 Civarı Orjinal Zaman
Juliet cocuk doğumlarıyla ilgili sorunları incelemek için tutuldu. O gerçekten iyi bir insandı ve kız kardeşine yardım etmek için her şeyi yapardı. Ancak adadaki “time loop”tan haberi yoktu ve Ben onu adada tutmak için onun bu haberdar olmayışından faydalanıyordu.
2000 Ada Zamanı - 2001 Civarı Orjinal Zaman
Kızının Desmondla birlikte olmasından bıkan Dharma lideri olan Penny’nin babası Desmondu adaya göndermek için akıllıca bi plan tezgahladı. Libby’i ( Dharma için çalışan bir ajan) Desmondu adaya göndermek için tuttu
2004 GERÇEK ZAMAN ÇİZGİSİ
Desmond düğmeye basıp zaman makinasını resetleyip adayı 108 dakika geri göndermediği için Uçak ada üzerinde kaza yapıyor. Düğmeye basılmaması zaman makinasının manyetik balonun güçlerini çalıştırmasını geçici olarak durdurdu thus creating an opening over the island the split second Oceanic 815 flew over. The resulting power of the current flowing through the magnetic field ripped the plane in half. Biz izlyiciler olarak 2 büyük soruyla karşı karşıya kaldık: Desmond’un düğmeye basmamasıyla uçağın düşmesinin aynı anda olması tamamen bir rastlantımı yoksa DHARMA bir grup insanın adayı “time loop”un içinden çıkaracağını bildiğinden kazanın bilerek uçağın adanın üzerinden geçtiği saniyede olmasını mı tezgahladı. bu durum arkadaşlar bizi Lost’un temasına geri götürüyor- uçak kazasına kader mi neden oldu yoksa Dharma bazı karakterleri (sonunda adamızın kahramanı olacak karakterler) özellikle mi devreye soktu? Ya da bu durum hem kaderin hem de DHARMA’nın çalışmalarının bir sonucumuydu?
Uçak kazasından sonra artık kahramanlarımız adada 2000 yılında ve bedenlerini 2000 yılından aldılar. Locke iyileşti çünkü onun geçirdiği kaza henüz olmamıştı (2002 civarında)- Rose’unkiyle aynı.
Maalsef 2004 yılında (orjinal zamanda) uçak eskiden adanın bulunduğu yer olan okyanusun ortasında bi yerde kaza yaptı. Siz şu an 2000 yılında var olan adayı görüyorsunuz ve bu ada muhtemelen 2004den önce yok edildi ve böylece gerçek hayatta 2004′den sonraki insanlara asla görünmeyecek. Bu yüzden Naomi 815 uçağından kurtulanların kazadan sonra okyanusun dibinde bulunduklarını söyledi. Aslına bakarsanız Daha açık olmak gerekirse uçağın kopyası yapıldı. Uçağın bi versiyonu şu an adada 2000 yılında var diğeri de 2004yılında okyanusta kaza yaptı. yani sonuç olarak bizim kahramanlarımıza ne olursa olsun onlar uçağın kaza yaptığı zamana yani 2004′e ulaştıklarında ölecekler!!
2000 ADA ZAMANI
Lostun ilk 2 sezonunun geçtiği zaman. Anbar keşfedildi ve Locke en sonunda düğmeye basmadı ve Desmond anahtarı çevirdi. Bu zaman makinesini imha etti ve adada artık zaman 2000 yılından itibaren ilerlemeye başladı! Şimdi ada gerçek dünyanın 5 yıl gerisinden ilerliyor. Desmond anahtarı çevirdiğinde onun yaşamı gözlerinin önünden geçti. Aslına bakarsanız hayatının bu 5 yılını yeniden yaşamak zorunda kaldı! Adadan kurtarıldıklarını, charlie’nin ölümüne şahit olduğunu sonra yaşamına tekrardan başladığını, , penny ile tanıştıklarını ve sonra adaya yeniden döndüklerini anımsadı- böylece onun yaşam hikayesinin döngsü yaratılmış oldu. Desmond kaderinden kaçamadı. Onun hayatını tekrar yaşamasının tek nedeni onun anahtarı çeviren kişi olmasıdır. Ben iddia ediyorum ki o zaman makinasının tam kalbindeydi ve o alternatif geleceğini diğer kişilerden biraz daha iyi bir şekilde görebiliyordu.Bu da Charlie’nin ölümü ile ilgili flash’ları nasıl görebildiğinin açıklaması. Onun yaşamını tekrardan kaç kez yaşadığını kim bilebilir. O yaşamını her yeniden yaşadığında kahramanlarımızı neyin adadan çıkartmasını sağladığını ve charlie’nin mesajı gönderdiğini gördü.
2007-2010 Eski Zaman Çizgisi
Oceanic 815′in enkazı en sonunda okyanusun dibinden bulundu. Uçak 2004′de kopya edildiğinden bizim şu an 2 tane zaman çizgimiz var. 1. zaman çizgisinde bizim ölü kahramanlarımızın okyanusun dibinde yatıyor ama yeni zaman çizgisinde kahramanlarımız adada 2001′de bulunuyor. Sezon 4′de biz Oceanic 815!in okyanusun dibindeki görüntülerini görüyoruz (yani orjinal zaman çizgisinin seyrini görüyoruz). DHARMA ve Naomi Okyanusun dibinde herkesin ölü olduğunu doğruladıklarında , zamanda geri dönmek ve adayı bulabilmek için planlarını uygulayabildiler.
2010 Eski Zaman Çizgisi / 2001 Yeni Zaman Çizgisi
Naomi Dharma tarafından geçmişe geri gönderilmek ve adanın kontrolünü yeniden kazanmak için görevlendirildi. o adaya gitmeden önce bi takım oluşturdu. Onun takımı misyonlarını gerçekleştirmek için DHARMA tarafından özel olarak seçildi çünkü bütün üyeşer Ben’i adadan atmak için kilit rol oynayacaktı. Ayrıca takımın tüm üyeleri Dharma’yı çok iyi tanıdıklarını gösteren bişeyler yapmışlardı. Bu yüzden Dharma’nın bakış açısıyla onlar bi ara ortadan kaldırılmak zorundaydılar.
2001 Ada Zamanı / Yeni Zaman Çizgisi
Desmond Charlie’nin “Looking Glass”da kaderini gerçekleştirmesini sağladıktan sonra Jack Naomi’nin telsiziyle irtibat kurabildi. Bu cihaz DHARMA tarafından özel olarak üretilmişti ve Naominin geçmişten gelecekteki DHARMA (2010 yılındaki) ile irtibata geçmesini sağlıyordu. Jack’in bilmediği ise Naominin gelecekten adada Others’ın adayı hangi noktaya kadar ele geçirdiklerini belirlemek için gönderildiğiydi. Kate Naomiye iletişim cihazını (telsizi) geri verdiğinde Naomi o zamanki tarihi girdi böylece DHARMA’nın takımı onun bulunduğu zamana geri gidebilecek ve adaya sızabileceklerdi. Aslına bakarsanız Naominin takımı adadaki zamanın 31 dakikasının içine girmeye çalışıyorlardı. Daniel’in gemideki arkadaşı roketi fırlattığında 31 dakika sonraki gelecekten fırlatıyorlardı.Bu da Daniel’e gösterdi ki adadaki kişilerle gemi arasında gemiye geri dönebilmek için az bi zaman farkı var ( yani adadaki zamanla gemideki zaman birbirine çok yakın). Naominin takımındaki kişiler DHARMA’nın insanlarıydı, mutlu değillerdi ve Ben’in peşindelerdi. Onlar Dharma’nın neden adadan silindiğini öğrenmek istiyorlardı.
2001 Yeni Zaman Çizgisi
Adadaki güç savaşı & hayatta kalanın adadan çıkmasını sağladı (Jack, kate, sayid, Hurley…) DHARMA bunları adadan aldı ve diğerlerini adada bıraktı. ama ne DHARMA ne de BEN onlara adayı 2001 yılında terkettiklerini söylemedi (onlar 2005 de terkettiklerini düşünüyorlardı). Ayrıca hiç bir kazazedenin adayı terketmesi beklenmiyordu bu yüzden DHARMA’nın Oceanic 815′in diğer yolcularının hepsinin öldüğüne dair bi kanıt göstermesi gerekiyordu. ayrıca kurtulan bu 6 kişinin de yaşamlarının son 4 yılını yeniden yaşadıklarını idrak etmesi neredeyse imkansızdı. Onların bakış açısıyla olduğunu düşündükleri şey sadece uzun bir rüyaydı (mesela Hurley’nin lotoyu kazanması gibi). ancak Jack hala onların doğruyu bildiklerini ima ediyor.
2002 Yeni Zaman Çizgisi
Hurley Charlie’nin hayaletiyle karşılaşıyor. Charlie orjinal zaman çizgisinde bir rock şarkıcısı olarak yaşadığından ama şimdi yeni zaman çizgisinde ölü olduğundan hayaleti Hurley’e yarı ölü olarak görünüyor. Ayrıca bi polis memuru Hurley’e Ana lucia’yı soruyor. Polisin bakış açısıyla Hurley ve Ana “815′in değişik versiyonlarında” 2001 yılında kaza yaptılar.
2002 Yeni Zaman Çizgisi
Diğer 6 kişiyle birlikte Ben de adadan çıkmayı başarıyor. Onun da gelecekten (2005 civarından) 2000 yılına zaman yolculuğu yaptığını hatırlayın. Bu yüzden yeni zaman diliminde, 2001′de, kader geri kalan hayatta kalanları hayatta bırakacaktır-en azından 2005′e kadar. Ben şu an dışarda olduğundan yönü/rotayı düzeltmek için Sayid’i kullanıyor. Biz Sayidin tam anlamıyla neden Ben’in seçtiği kişileri vurduğunu bilmiyoruz ancak muhtemel sebep yeni zaman çizgisinin korunması için bu kişilerin ölmesi gerekmektedir. Ben’in amacı DHARMA’yı ele geçirmek ve zaman makinasının kontrolünü yeniden kazanmaktı. Eğer bunu başarırsa tekrar 2000 yılına geri dönecek, adaya gidecek ve “time loop”u yeniden başlatacaktı.(inşallah!)
2004 Yeni Zaman Çizgisi
Jack adanın dışında yeni zman çizgisinde 3-4 yıl yaşadı. Jack 22 eylül 2004 de hayatının sona ereceğini biliyordu. Bu yüzden kaderi test etmeye karar verdi. Birinin kendini kurtarıp kurtarmayacağını görmek için köprüden atlamaya karar verdi. Sonra gazetede Sawyer’ın öldüğünü okudu- bu kaderin kendi yolunu izlediğini ve bu 6 kişiyi de yavaş yavaş öldüreceğini kanıtlıyordu.
Bram ve Ilana, 316 nolu Ajira uçuşuyla adaya indiklerinde ikisinin, tıpkı Frogurt ve Arzt gibi kısa bir süre içerisinde öleceği düşünülmüşse de, başta düşündüğümüzden daha önemli hale geldiler. Geriye onların aslında kim oldukları ve kimin için çalıştıkları sorusu kaldı.
Ilana ve Caesar ilk başta 316 uçuşundan sağ kurtulanlar arasındaki iki önemli karaktermiş gibi tanıtılmış ama Caesar'ın Ben’in elinden gerçekleşen ölümüyle bunun doğruluğu çürütülmüştü. Anlaşıldığı gibi, Caesar bir aldatmaca, "uygun olmadığı bir oyuna yakalanmış bilgisiz biriydi’. Onun yerine, bakmamız gereken iki kişi, adaya döner dönmez Frank’i kaçıran ve sezon sonuna kadar haftalar boyunca hakkında tahminler yürüttüğümüz,’Heykelin gölgesinde ne yatıyor?’ sorusunu soran Bram ve Ilana’ydı.
Bu noktaya kadar ancak iki kelime etmiş olan Bram, ‘Some Like It Hoth’ bölümündeki Miles’a ait bir geçmişe dönüşte (flashback), Miles’ın balık tako yemeğini bir maskeli kaçırmayla bölüp, onu Kahana’ya binmekten vazgeçirmeye teşebbüs edince ve karşılığında birtakım tekliflerde bulununca, bir anda dikkatleri üzerine çekti. İnatçı Miles, para yoksa dinlemeyi reddetti ve bu sebepten Bram onu sokağa tepiverdi. Bundan hemen önce Bram ona kazanan tarafta olduğunu söyledi ki ilk kez bir tarafın varlığından haberdar olduk. Bu olaya kadar Ilana’yla ilgili bildiğimiz tek şey ise, olağandışı bir olaymış gibi görünmeyen Sayid’i kaçırışıydı.
Büyük Ajira sandığı ve Frank’in kaçırılmasıyla birlikte bu insanların kim olduğuyla ilgilenmeye başladık. İnsanlar, söylenmeye başladı: Kimdi bu yeni gelenler? Yeni Dharma mı? Ben’in adamları mı? İnsanlar açıklama bekliyordu.
…Ama dört bölüm boyunca görünmeseler de, Ilana ve Bram ‘Incıdent(Olay)’ bölümünde Sawyer’ın grubunun ‘Little Prince(Küçük Prens)’ bölümünde bulduklarına benzer bir kanoyu çekerken yeniden göründüler. Gelecek yıl, Ilana’nın grubuyla bizim zaman yolcularımız arasında bir silahlı çatışma olacak mı acaba? Umarım olur çünkü bunu çözümsüz bırakmak, yalnızca yazarların tembelliği olur.
Frank uyandığında, Bram ve Ilana tarafından aday olabileceği tartışılıyordu. Neye aday? Bram ve Ilana söylemedi ancak çeşitli olasılıklar mevcut. Bunlardan en açığı, Jacob’un taşınacağı bedene aday olması olasılığı. Jacob’un hasmının Locke’un görüntüsüne bürünmesi gibi, Jacob’un da bunu yapabilmesi anlaşılabilir. Muhtemelen Frank, ölümünden sonra Jacob’a bir beden olarak hizmet etmeye aday. Elbette bu fikrin de noksanları var ama elimizdeki bilgiyle, ulaştığımız en iyi sonuç bu.
Bundan sonra, eskiden Jacob’un olduğuna inanılan kulübeye gittiler ve Locke’un ‘The Man Behind the Curtain" bölümünde fark ettiği külden çemberin bozulduğunu keşfettiler. Bunun anlamı neydi? Kül, bir şeyi ya da birilerini tuzağa düşürüyor ve bozulduğunda serbest mi bırakıyordu? Ve çemberi kim bozdu?
İçeri girdiklerinde, Ilana heykelin bir resmini buldu ve Jacob’un bir süredir orada olmadığını anladı. Sonuçta kulübe ateşe verildi. Dizinin en simgesel görüntülerinden biri, görece yeni karakterler tarafından yok edildi.
Ve sonra gördük ki, Ajira sandığının taşıdığı gerçek John Locke’un cesetiymiş ve diğer Locke Jacob’un hasmıymış.
Özellikle Jacob’un Ilana’yı, tüm yüzünün bandajlanmasına neden olan ağır bir olaydan sonra ziyaret etmesi de gösteriyor ki; Ilana ve Bram Jacob için çalışıyor. Bu ziyaret sırasında, Jacob Ilana’dan bir iyilik istedi ve Ilana adada iyiliği yerine getiriyor. Bu iyilik ne? Ilana’nın Jacob’la geçmişi ne? Bana kalırsa eski aşık havasındalar. Sizin fikriniz ne? Sizce Ilana ve Bram kim?
Lost’un Yaratıcılarından Damon Lindelof ile Sayılar Üzerine...
4, 8, 15, 16, 23 ve 42′den oluşan sayı dizisi, 5 sezondur Hurley‘in ve bizim aklımızdan çıkmıyor. Bu sayılar ne anlama geliyor? Bu sayı dizisinin bir anlamı var mı? Yoksa önemsemek vakit kaybı mı? Bu gizemli sayılarla ilgili, Lindelof‘un sözleri şöyle:
‘Dharma Girişim‘i başlatan Hanso Vakfı, Valenzetti‘yi Küba Füze Krizi’nin gerçekleşmesi halinde, dünyada hayatın sona ermesi ihtimalini hesaplaması için işe aldı. Valenzetti önlerindeki 27 yıl içerisinde bu ihtimalin %100 olduğu sonucunu çıkardı. Bu nedenle, Hanso Vakfı, insanoğlunun kendini tarihten silmesini engellemek için denklemdeki değişkenleri değiştirmek üzere Dharma Girişim‘i başlattı.’
Bu bilgi, daha karışık şekilde, dizinin kendisinde açıklanmaktan ziyade bilgisayar oyunlarıyla sızmıştı. Lindelof bunu şöyle açıkladı: ‘Öylesi en kötüsü olurdu. Biz diziyi, sayıları merak eden çekirdek kitle için çekmek zorundayız ancak aynı zamanda sadece Sawyer‘in gömleğini çıkarmasını isteyen annem için de çekmek zorundayız.’
'Lost'un ve de toplu bilincimizin önemli bir parçasına dönüşen o garip adanın neyin nesi olduğunu sonunda öğreneceğimiz finale geri sayım, 5. sezonun geçtiğimiz hafta sona ermesiyle başlamış bulunuyor. 'Lost Başucu Kitabı'nın yazarı Emrah Güler 5. sezonun final bölümünü ve önümüzdeki sene 'Lost' hayranlarını neler beklediğini değerlendirdi. Tüm sezonu henüz izlememiş olanların bu yazıdan uzak durmalarını öneririz!
Bir buçuk saat nefessiz izlediğimiz bir 'Lost' finaliyle beraber, artık pek de ıssız olmadığını öğrendiğimiz o garip adayı 8 aylık bir uyku dönemine yolladık. Bu son uyku faslı, beş yıldır hayatımızın önemli bir parçasına dönüşen 'Lost'un adasının ne olduğunu sonunda öğreneceğimiz final sezonuna doğru yol alan tedirgin bir dönem olacak. 'Kazazedeler kendi tarihlerini yeniden yazabilecekler mi?' ya da 'Geçmiş gelecekle karışacak mı?' gibi yarım yamalak anladığımız zaman yolculuğu sorularına cevaplar beklerken, ada tarihine ve mitolojisine hiç yakınlaşmadığımız kadar yakınlaşarak, suratlarımızda şaşkın bir ifade, 100 küsur bölümden beri ilk defa beyaz bir fon üzerine siyah LOST yazısıyla karşılaşarak final bölümünü geçen hafta noktaladık...
Bir sonraki sezonun nasıl bir anlatım biçimine kucak açtığını öğrendiğimiz, Jack ve Kate'in gelecekte sohbet ettikleri 3. sezonun şoke edici son sahnesine benzer bir son sahneyle ağzımızın sulandırılacağına gayet eminken, 'bum', beyaz ışık ve bölüm, sinir bozucu bir şekilde sona erdi. Final bölümünün hangi gizemlere açıklık getirip, hangi soru işaretleriyle kafamızı bir kez daha karıştırdığına göz gezdirelim.
KARANLIK, AYDINLIK VE JACOB
'Lost', bir kez daha sağ gösterip sol vurarak, bölümün açılış sahnesini tüm zaman kargaşasından bağımsız bir şekilde, dizinin son bölümüne kadar görmeyi pek de ummadığımız bir karakterin kim olduğunu açıklayarak başladı: Adanın tanrısal sakini Jacob. Bu ilahi varlığın Jack mi, Locke mu, Christian mı, (hatta köpek Vincent mı) olduğuna dair tüm spekülasyonlar, daha önce hiç görmediğimiz sarışın bir adamın Jacob olduğunu öğrenmemizle sona erdi.
Mitolojik ve dini göndermelerle dolu açılış sahnesinde, Jacob'ın 150 yıl önce adada yaşayan kanlı canlı birisi olduğunu, dahası en az Jacob kadar önemli bir başka karakterin varlığını öğrendik. Beyazlar giyinmiş Jacob, siyahlar içindeki adamla anlayamadığımız ilahi bir oyunun kurallarını tartışırken, 'Lost'un ilk bölümünden itibaren sürekli karşımıza çıkardığı siyah-beyaz ayrımının dizi ve ada için tahmin ettiğimizden daha büyük bir anlamı olduğunun ayrımına vardık. Din kitapları, mitolojik öyküler, edebiyat ve sinemanın önemli yapıtaşlarından olan iyi kardeş-kötü kardeş (İncil'de adı geçen Jacob/Yakup ve Esav'ın öyküsü ilginizi çekebilir), Tanrı-Şeytan ya da iyi tanrı-kötü tanrı motiflerine benzeyen büyük bir çatışmanın adayı mesken edindiğini öğrenerek bölüme başladık.
KAZAZEDELER JACOB'IN TORUNLARI MI?
Bölüm boyunca izlediğimiz geri dönüş öykülerinde, bir şekilde yaşlanmayan Jacob'ın çeşitli zamanlarda Oceanic 815 kazazedelerini ziyaret etmiş olduğunu ve de kazazedelerin adaya düşmelerinin ilahi bir müdahaleyle gerçekleştiğini sonunda görmüş olduk. Geçtiğimiz beş sene içerisinde bir şekilde tarihe dönüşen karakterlerin geçmiş öykülerinin önemli anlarında, sakin ve rahatlatıcı havasıyla Jacob'ı görmek bizler için hem şaşırtıcı hem de gayet nostaljik oldu. Çocuk Kate'in arkadaşı Tom'la zaman kapsülünü gömmeyi planladığı gün, Sawyer'ın anne ve babasının cenazelerinde, Sun ve Jin'in düğün günlerinde, Locke'un 8. kattan korkunç bir şekilde yere çakılması sırasında ve Jack'in ilk bölümde Kate'e anlattığı ameliyatında Jacob'ın kazazedelerin yanında olması ilgimizi çekerken, her birisine bir şekilde dokunması da final sezonuna damgasını vuracak bir gizem olarak 'Lost' mitolojisinde yerini aldı. Final sezonunu tanımlayacak Jacob ve siyahlar içindeki adamın, iyi ve kötünün ya da özgür irade ve kaderin savaşında kazazedelerimizin önemli birer rolü olacağını artık biliyoruz. Belki de Jacob'ın büyük büyük torunları olan kazazedelerimiz, dedelerinin dokunuşuyla ikinci bir şans yakalayacaklar, ölüme meydan okuyacaklar ya da Jacob'ın ilahi koruyucularına dönüşecekler. Dizinin sonunda Jacob'ın sahte Locke'un sinirlerini bozan 'Geliyorlar' sözü, büyük bir olasılıkla Oceanic 815 kazazedelerini kastederek söylenen bir uyarıydı. Karakterlerin Jacob'la karşılaşmalarını anlatan geri dönüş sahnelerinde kafamıza takılan önemli bir soru ise, Jacob'ın neden Hurley ve Sayid'i, diğerlerinden farklı bir şekilde kazadan sonra ziyaret ettiği.
KAZA ÖNLENEBİLECEK Mİ?
Son sezonda zaman atlamaları olmayacağını ve 'Lost'un ilk sezona benzer bir şekilde ilk tanıdığımız karakterlere odaklanacağını biliyoruz. Bu noktada aklımıza gelen önemli bir başka soru da, hidrojen bombasının geçmişi değiştirip değiştiremediği. Oceanic 815'in adaya düşmesi önlenmiş olabilir mi? Burada da, ilk bölümlerden bildiğimiz bir ayrıntı, Sydney'den Los Angeles'a uçan Oceanic 815'in düşmeden altı saat önce rotasından bir şekilde sapmış olduğu önem kazanıyor. Uçağın adaya düşmesine neden olan elektromanyetik yayılma önlenebilirse bile, rotası şaşmış uçağın düşüşünü önleyebilmek imkansız mı? Belki de uçak okyanusun ortasına çakılacak ve Charles Widmore'un yerleştirdiğine inandığımız sahte uçağın aslında gerçek Oceanic 815 olduğunu öğreneceğiz. 'Lost'un gelişiminde önemli temalar arasında olan özgür irade, kader, ikinci şanslar, günahlardan arınma ve geçmişle yüzleşme, son sezonda giderek önem kazanacak gibi gözüküyor. Bölüm boyunca tekrarlanan, 'Su yolunu bulur' ya da 'Olacağı varsa olur' anlamına gelen, kaderle özgür iradeyi karşı karşıya getiren sahneler, final sezonunda izleyeceğimiz büyük çatışmayı tanımlayacak gibi. 'Mantık adamı' olarak tanıdığımız Jack'in, bu sezon bir başka uca, 'inanç adamı'na dönüşmesi, bu çatışmaya da henüz nokta konmadığını gösteriyor.
Son Bölümden Dikkatimizi Çekenler
- Yıllardır Jacob'ın kulübesi olarak bildiğimiz esrarengiz yapının Jacob'la bir ilgisi olmadığını öğrenmiş bulunuyoruz. Kulübenin siyahlar giymiş adamı bir şekilde esir tuttuğunu ve de kulübeyi çevreleyen küle müdahale edilmiş olmasından, Jacob'ın düşmanının buradan kaçmayı başardığını biliyoruz.
- Canavar, büyük bir olasılıkla bu karanlık adama yardım ediyor.
- Kulübedeki köpek resmine dikkat ettiniz mi? Acaba köpek Vincent'ın 'Lost' mitolojisinde sandığımızdan daha büyük bir rolü olabilir mi?
- Kazazedeler tarihi yeniden yazmayı başarabildiyse, Juliet ölmemiş olabilir mi? Ve de Juliet'in birkaç sahnede karnını tutmasından hamile olduğunu düşünebilir miyiz?
- Adada Robinson Crusoe ve Cuma hayatı yaşamaya karar veren Rose ve Bernard, ilk sezon gördüğümüz Adem ve Havva iskeletlerinin sahipleri mi?
- Sun'ın Aaron'ın beşiğinin içinde Charlie'nin yüzüğünü bulduğu sahnede duygulanmadınız mı?
- Daha önceki sezon finallerinde salla ve helikopterle adadan ayrılmaya çalışan Sawyer'ın, bu sezon finalinde de denizaltıyla adadan ayrılma çabaları suya düştü.
- Ilana ve grubu neyin nesi? Ilana ve Jacob nasıl bir ilişki içindeler? Bu ilahi öyküde, bu kadının da önemli bir role sahip olduğunu göreceğiz gibi geliyor.
- Beş sezon süren gerginlik sonunda, Jack ve Sawyer'ın birbirlerine girmesinden siz de garip bir keyif aldınız mı?
- Son iki sezonun finalinde de, Locke'u tabutta gösteren yaratıcı ekibi alkışlıyoruz.
Lost‘ta bir sezonu daha geride bıraktık. Birçok soru cevapladı, yerine yenileri soruldu. Ancak uzun zamandır merak ettiğimiz çoğu soruya da cevap aldık. Bunlardan en önemlisi olan Jacob‘a gelmeden önce meşhur ”heykelimize” değinmek istiyorum. Önceki bölümlerde heykel’in ”Anubis” olabileceği hakkında yorumlar yapılmıştı ancak bu sezon finaliyle beraber, heykelin Mısır Tanrıçası Tawaret olduğu kesinleşti.
Peki kimdir bu Tawaret? Yüzü timsah, vücudu hipopotam ayakları ise ceylan biçiminde betimlenen hamile kadınların ve bebeklerin koruyucusudur. İşte tam bu noktada parçalar birleşiyor. Heykel yıkılmadan önce adadaki hamile kadınların doğum yapabildiklerini biliyoruz. Horace‘ın oğlu Ethan‘ın doğumuna şahitlik ediyoruz. Aynı şekilde Miles‘da adada doğuyor. Ancak, heykel yıkıldıktan sonra muhtemelen ”The Incident” sırasında yıkılıyor, adadaki kadınlar doğum yapamıyorlar… Heykelimizin sırrı bu olmalı.
Asıl ilgi çeken nokta ise Jacob ve ‘’siyah giyen adam” Bölümümüz 1800′lü yıllarda Jacob ile başlıyor. Jacob ile ‘’siyah giyen adam” arasında bir düşmanlık olduğunu kolayca fark edebiliyoruz. Jacob adaya bir geminin gelmesini sağlıyor, fakat ‘’siyah giyen adam” durumdan şikayetçi. Peki neden? Geminin içindekiler kim? Dharma‘nın kurucuları Alvar Hanso ve ekibinin adaya gemi veya denizaltı ile geldiği konusunda hem fikiriz. Geminin içindekiler onlar olabilir fakar ”the Others” dediğimiz Richard ve ekibinin de adaya Jacob sayesinde geldiğini biliyoruz. Geminin içindekiler onlar da olabilir ancak büyük ihtimalle Dharma Girişim‘in kurucuları ve gemi de meşhur gemimiz ”Black Rock” Fakat ‘’siyah giyen adam” geminin adaya gelmesini neden istemiyor? Büyük ihtimalle adayı koruduğu için.. Adayı koruyan güvenlik sistemimiz (Cerberus Security System) kara duman…
Çok büyük bir ihtimalle Jacob‘u bir gün öldürmekle tehdit eden karakterimiz kara duman… Peki amacına ulaşabiliyor mu? Evet… Kara Duman‘ı daha öncesinde insanların kılığına girerken görmüştük. Bunlardan biri Mr Eko‘nun kardeşi Yemi‘ydi. John Locke‘u tabutta gördük. Fakat aynı zamanda heykelin içindeydi. Bu nasıl olabiliyor? Kara Duman‘ın karakter değişimi sayesinde… Bundan birkaç bölüm önce, Ben Linus af dilemek için tapınağa girip siyah duman’ı çağırıyor ve siyah duman kızının görüntüsünde gelip ne olursa olsun John Locke‘u dinlemesini istiyor. Sonrasında ise John Locke‘un şekline bürünüp, Jacob‘u öldürmek için yola çıkıyor…
Peki kim bu Jacob ve ”siyah giyen adam” Mısır mitolojisine göre Jacob ve Esau ikiz kardeşlerdir.Esau Jacob‘u öldürür ve Jacob başkalarının bedeninde yaşamaya devam eder kendisine ev olarak da bir heykelin gölgesini seçer. Özetle tarihleri böyledir.
Mit’e göre Jacob‘un dokunduğu kişileri iyi edebilme gücü vardır. Flashbackler sırasında karakterlerimize bir şekilde dokunduğunu görüyoruz. John‘un omzuna. Jack‘e çikolatayı verirken. Kate‘e kutuyu verirken ve Sun ve Jin‘i tebrik ederek…
Peki bundan sonra ne olacak? Bir savaş olacağını dizinin yapımcılarının verdikleri röportajlardan biliyoruz. İyi ve kötü arasında bir savaş… Aslında bunu ilk bölümden itibaren biliyorduk.
Sezon 1 Bölüm 2 Dk24
Locke - Tavla dünyadaki en eski oyundur.
Locke - Arkeologlar oyun tahtalarını,antik Mezopotamya kalıntılarını.Kazdıklarında bulmuşlar.Beş bin yaşında.
Locke - Bu İsa’dan daha eski.
Walt - Zarları ve tablaları var mıydı?
Locke - Ama onlarınki plastikten değildi. Onların zarları kemiktendi.
Walt - Güzel.
Locke - İki oyuncu. İki taraf.
Locke - Bir taraf beyaz. Bir taraf siyah
Lost’un ilk sezonundan beri adanın yeri hakkında bir çok şey yazılıp çizildi ve tartışıldı. Fakat bizlere adanın yeri hakkında kesin hiçbir bilgi verilmedi. Yapımcılar, dizinin bir çok bölümünde adanın yeri hakkında izleyiciyi şaşırtmayı denediler. Fakat özellikle 5. sezonda, ada’da sürekli olarak Mısır Uygarlığına ait kalıntılarla karşılaşıyoruz, gerek tapınak, gerek heykel, gerekse ada’nın çeşitli yerlerindeki yazılarla…
Ve bu bize adanın Mısır’a yakın bir yerde olabileceği ipucunu veriyor, doğal olarak. Mısır Uygarlığına yapılan son göndermelerden biri de 5 Sezon 12 Bölümdeki (dead Is Dead) Jack’in sildiği tahta ve Ben’in girdiği tapınaktaki uygarlığa ait yazıtlardı.
Ada’nın Mısır yakınlarında olduğuna işaret eden bir diğer ipucu ise, Sydney-Los Angeles hattındaki tüm uçakların Mısır ve Tunus üzerinden geçiyor olması. Ve son olarak da Ben Linus ve John Locke örneklerinde gördüğümüz gibi adadan ayrılan herkesin gözünü Tunus’ta açması, bize adanın Tunus’a yakın bir yerlerde olduğunu gösteriyor olabilir. Mısır ve Tunus birbirine çok yakın ülkeler olduğundan, adanın Mısır yakınlarında olma ihtimali kuvvetle muhtemel. Coğrafik olarak bakarsak da, Mısır yakınlarında bir çok ada bulunmaktadır. Bu adaların bazıları Yunan adalarıdır ve dizide Yunan Mitolojisine bir çok gönderme yapılmaktadır (bkz: Kara Duman yani Cerberus Yunan Mitolojisinden alınmadır) Ve işin en tuhaf kısmı da +4° 8′ 15.00″, +16° 23′ 42.00″ koordinatları yani meşhur sayılarımız tam olarak Afrika Kıtasını, Mısır’ın neredeyse güney komşusu ‘’Chad’’ ın koordinatlarıyla birerbir örtüşmekte…

LOST: Mükemmel Teori Lost dizisi için geliştirilen en büyük ve tutarlı teorilerden biri olan ‘Mükemmel Teori’, Adrew Smith isimli bir Lost hayranı tarafından yazılmış. Yazılmasının ardından birçok Lost hayranı tarafından kabul ve ünü hızla yayılan orijinal ismi ‘Ultimate Theory’. Türkçe’ye Mükemmel Teori olarak çevirilmiş. Bir çok Lost hayranının arşivinde . Kahramanlarımız cogu adada dogdu; Onlar Dharma Girisimi’ni idare etmek icin suni olarak tasarlandılar. Dharma Girisiminin amacı dunya barısıydı. Yani; adayı, mekanik canavarlara, kopek balıklarına, siyah dumana ve gelebilecek daha bir cok seye karsı savunma silahıydılar. En onemlisi de Toplu Bilinc (Collective Consciousness – CC ) adında bir silah… Gerçekte, Hanso uydusunun yardımıyla, CC tüm dünyadaki olaylara şahit olabilir veya etkiliyebilir. Yanlış ellerde mükemel bir silah oluşabilir ve emniyetli bir nükleer bileşen olmazdı. Doğru ellerde; olayları iyi yönde değiştirebilirdi. Hanso barışçıl yolu seçmeye karar verdi. Onun fikri; dünyayı, muhalif devletleri birleştirecek, aynı zamanda onları temel teknolojiye indirgeyecek, kütlesel veya olağan yıkımları acizleştirecek bir afetin (felaketin) kıyısına almaktı. Dharma Girişiminin Kurucusu Alver Hanso’ya bakalım: Hans Ørsted’i tanıyalım: Hans Ø ,1820 yılında elektromanyetizmayı keşfetti. 1999 yılında Ørsted uydusu yer yüzünün manyetik alanını grafikleştirmek için fırlatıldı. Bulgular bilim adamlarını felaketsel etkileri olan yakın zamanda olmasından korkulan bir kutupsal geri dönüşün gerçekleşebileceğine inandırdı. Eğer yeryüzü magnetosferini kaybetmek üzereyse (çizgi romanda ima edildiği gibi); uzaydan/güneşten savunmasız, aşırı derece radyasyon olacaktı. Aynı zamanda uydu, Güney Afrika altında anormal bir manyetik alan gösterdi. Dünyanın diğer kalanıyla ters yöndeydi ve yüzlerce yıldır büyüyordu. Bu bilgiyi Google dan bulabilirsiniz. Benzer bir fikir “The Core” filminde de kullanıldı. Hannes Alfvén ile tanışalım: Onun Nobel ödülünü kazanma yolunda, bilimadamlarının evrene nasıl baktığı konusunda – çoğunlukla elektromanyetizma konusunda – bilime yaptığı katkı devrim yarattı. İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça ve biraz İspanyolca ve Çince bilirdi. Doğu psikolojisi ve inanışları konusunda çalıştı. Fiji adalarında zaman geçirdi. Ufukta görünen olağanüstü “yeşil parlama” nın büyüsüne kapıldı. (Tesadüf değildir ki; “Green Lantern and Flash” çizgi romanı bu durumda İspanyolcaya tam olarak çevrilirse “Linterna Verde Flash“) Hannes Alfvén aynı zamanda roman da yazdı; Mükemmel Bilgisayar - Tüm dünyayı saran bilgisayarların hikayesini anlatan bir görüş (1968). Bilgi için bkz. “Hannes Alfvén”. Böylece Dünya barışını – Kutupsal geri dönme – zorla kabul ettirecek Dharma Görüşü’nün kurucusuyla tanıştık. Alan Moore ve Dave Gibbons tarafından yaratılan aynı mizaçtaki “Watchman”, büyük kötü adamın ( Hanso silah tüccarıydı) aslında iyi niyetleri vardı. CC yeryüzünün manyetik alanını bütün dünya büyüklüğünde bir EMP bombası gibi bozdular. Bütün elektrikli ekipmanlar yandı, bütün bilgisayar dataları kayboldu, uçaklar gökyüzünden düştü ve dünya insancıl, politik ve dini olmayan bir düşmana dönüşerek yüzyıllar önceki teknolojiye döndürüldü; DOĞA… Bu an LOST uçağının gökyüzünden düştüğü andı. Şimdiye kadar bize gösterilenden yola çıkararak görünüyor ki; uçak rotasını kaybetti, sonrasında millerce gitti, düşüşe geçti. Ayrı ayrı parçalandı ve küçük parçalar halinde adaya indi. Sağ kurtulanlar yürüyebilip yürüyemediklerini kontol ettiler (eğer daha önceden yapamıyorlarsa) ve çılgınca bir davranış içine girdiler. Teorinin neler olup bittiğini açıklamaya başlamadan önce şunu düşünelim. Bu çeşit bir kazadan (çarpışmadan) özellikle de o irtifadan çakılan bir uçaktan sağ kurtulanların olması olağan dışı. Değişik parçalarda ve değişik yerlerde bir çok sağ kurtulanın olması imkansız… Tabi sıradan bir uçak kazası olduğunu düşünürsek… Bu imkansızlığa kurtulanlar tarafından birkaç kez değinildi. Aynı zamanda şunu da düşünelim; kazadan sonra John Locke yürüyebildi, Claire bütün uçakta saç fırçasının veya tarağının olmadığını keşfetti. Yani bu iki olay çarpışmadan sonra bir çeşit parazit olasılığını gösteriyor. Fakat birilerini sağ kurtulma imkansızlığına ek olarak, yolcuları ve çarpişma esnasında uçağı yönlendiren bir el vardı. Düşünelim: Kate’in atı ve Eko’nun uçağı, ikisi de adadaydı. Adanın yeri Fiji olabilir yada olmayabilir ama biliyoruz ki atın en son göründüğü yer Amerika’ydı ve uçağı en son gördüğümüz yer Nijerya’ydı. Birşey onları adaya getirdi. Kargo (Fedex) mi? Ayrıca bir de denizden millerce içerde Black Rock adında büyük eski bir gemimiz var. ( Black Rock: keşfedilen ilk manyetik maddeye verilen isim) Teori diyor ki: CC, yüklü metal parçacıklarından başka bişey olmayan siyah duman yardımıyla uçağı adaya düşürdü. Uçağın çarpışmasını simule etti , herkesin dışarı dağılmasını sağladı, yolcuları bilinçsiz kurtulanlar haline getirdi, uçak parçalarını usulca adaya indirdi,yolcuları bir süreliğine uykuda tuttu (belki saatler,belki yıllar…) enkazı dağıttı, bazılarını yaraladı ve farklı yerlerde uyandırdı. ( Ağaçta, motorun yanında, denizde vb.) Onlar uyurken; diğerleri (the others) – Dharma planına katılan bilimadamları ve soyları – tarakları ve saç fırçalarını uçaktan ve yolculardan aldılar. Saçları tararken oluşacak küçük elektrostatik parazitler CC’nin zihinlerini karıştıracaktı. Dizinin ilk karesinde( Pilot, Bölüm1) CC’nin siyah dumanını gördük. Haftalar sonra, bir parça dinamitle siyah dumanın alanını bozdu. İki kutupta görünür haldeydi. Siyah dumanın elektriksel yapısı, 2. Sezonda Eko’nun yüzyüze geldiği durumda görülebilir. ( elektrik çıtırtıları kolayca görülebilir) Fakat çoğu için bu adada ilk değildi. Onlar CC’nin insanın var oluşuna bağlı gücünü ve adayı kurumak için Dharma’yı devam ettirmek amacıyla doğdular. Onlar Dharma’nın bir parçası olarak adada doğdular. Çok zaman önce,bir bilim adamı benzer bir projenin bir parçası olan çocukların tedavisine itiraz etti ve sabotaj uyguladı. Ambardaki bilgisayara kod numaralarının girişini kasten engelledi ve böylece Hanso uydusu – bir güvenlik sinyaline karşı programlamıştı – ambarın yerini taradı. Bu olayda dört kişi hayatını kaybetti.(oryantasyon filminde bahedildiği gibi). Ölenlerden biri Hanso’nun kendisiydi. İki bilim adamı kollarını kaybetti. – Dr. Marvin Candle ve Ray Mullen (Kate’i polise yakalatan ve büyük ihtimalle Kate’in gerçek babası). Ölüler adada yatıyordu ve kahramanlarımın tarafından “Adem ve Havva” diye adlandırılarak bulundu. Hanso’nun cesedi bi anlamı olmayan siyah beyaz taşlı olanıydı. ( ying yang benzetmesi gibi) Bilgisayara girdi olarak girilen sayılar esas olarak anlamsız. Daha fazla bir şey söylemek gerekirse, sayılar giderek büyüyor ve toplamları 108’e eşit. Bilinen hiçbir aritmatiksel bir diziye göre giderek büyüyen sayılar, zamanın birimlerini ima ediyor. 108 dakika Yuri Alexeyevich Gagarin’e göre dünyanın etrafındaki yörüngesiydi. Kod, bir uydu için ve eğer girilmezse uydu ambarı imha edecek. “Olaya” dönersek; cehennem anındaki telaşla, isyankar bilimadamı birkaç çocuğu serbest bıraktı. Onların arasında bir test konusundan daha fazlası olan ve sonradan “Ethan Rom” diye adlandırılan bir çocuk vardı.Bu çocuk 1967/8 den beri adada yaşayan hain diğerlerini (others)’ı biraya getirdi. Şu an onlar ikinci nesil. (Dharma’nın işini devam ettiren diğerleriyle(others) tam zıt şekilde). Hainler hareket edişlerini CC den gizleyebilmek amacıyla çok büyük ve dalgalanan siyah duman bulutları oluşturmak için malzemeler yakarlar. Alvar Hanso’nun kaybıyla ciddi biçimde zayıf düşen Dharma Girişimi, çocukları adayı baştan başa dolaşarak arayamadı fakat Amerikan Ordu patronlarının çullanıp ta herşeyi yıkmadan önce, dünya barışının orijinal Dharma vizyonunu başarmaya odaklandılar. Ambar (the hetch), 108 dakikalık zaman sürecinin sağlanamadığı durumda, iki kişilik ekibi korumak amacıyla patlayıcı duvarlardan yapılıdır. Buna rağmen uydunun ateş etmesi halinde içindeki bilim adamlarıyla beraber patlayıcı duvarlar yıkılacaktı. Bu durum teknolojinin yanlış ellere geçmesinden daha iyiydi. Olay”ın takibinde; Hanso’nun US ordu patronları durumun çözülmesi gerektiğine karar verdiler. Dharma bilimadamları US ordusunun sermayesiyle alınan silahlarla bugüne kadar dayandılar ve adayı güçlendirdiler. Cephanelikteki en güçlü silah CC olmaktı. Kalan çocukları gizlice alıp aralıklarla dünyaya gönderilmelerini ve Dharma projesinin bir parçası olan üvey ailelerinin yanına verilmelerini yönettiler. Hepsi ebeveyn olarak Dharma inançlı insanların yanına yerleştirildiler ve adada gelecekteki özel görevleri için hayatlarında özel bir eğitimle ıslak edildiler. CC’nin dış dünyada rehberliği ve eğitiminden sonra kahramanlarımız Sydney den kalkan bir uçak seferine konuldular. Adada zamanın geçmesiyle birlikte, hangi kişinin hangi kısımda rol alacağı açıkça görüldü. Projeyi hayatta tutabilmek için, CC dayanmalıydı. Bu nedenle; CC nin bir parçası olarak tuşlara basmak için,ada savunmasını muhafaza etmek için ve sırları gizli tutmak için yerdeğiştirmelere ihtiyaç duydular. Dharma’nın yeni dünya barışı vizyonunun somutlaştırılmasına ek olarak, kahramanlarımız (kontrollü) adada iş başındalar. Özellikle Hurley’nin hayattaki tek gayesi, zaten takıntılı olduğu halde rakamları kullanmaktı.Aynı zamanda, sadece TV yemekleri ve müzik onu idare ettiği halde ev içinde klastrofobik bir ortamda kalmaya kendini şartlandırmıştı. Hurley görünüyor ki; elektrikli ekipmanlar konusunda şanssız. (Sigortaların patlaması vb.) Bu CC tarafından Hurley’nin ambarda saatlerce sıkılarak kaldığında elektrikli aksama karışmaması için cesaretini kırmak için yapılan bir plandı. Ve şimdi orada kalmak amacıyla kendine bir arkadaş bulmuş gözüküyor: Libby… Hurley’nin kafasında 1. sezonun çoğu bölümünde iki adet elektromıknatıs var. Radyo kulaklıkları onun CC tarafından ne kadar kontrol edildiğine bir benzetme olabilir. Aynı zamanda spesifik olarak: Walt, ölen yaşlı bir bilimadamıyla yerdeğişmesi için kafasına elektrotlar yerleştirilerek CC nin bir parçası olması için vazifelendirilmiştir. Hayatı boyunca CC, onun elektromanyetik bir fenomene sahip olduğundan emindiler. ( örnek olarak cama vuran kuş……) Onun manyetizmaya karşı bir eğilimi var. Yani; CC O’nun bu özelliğini bilerek yada umarak hareket ettiler. Eğitildi fakat o bunu bilmiyor… Walt, artan bir şekilde “canlandırma”ya ve metal cisimlere hükmetmeye aşina oluyor. Zaten CC’nin de onun üzerinde gerçekten yapmak istediği budur. CC nin amacı metal objeleri kontrol edebilmek için Walt’u eğitmektir. Şu an CC bütün işi yapıyor ama bir gün o güce sahip olacak. Şu anda görünüyor ki, Walt’un tüm adada zihnini kullanarak CC teknolojisine bir çeşit erişimi var. Kimse sonunda ne olacağını bilmiyor. Bir tahmine göre kahramanlarımız adanın amacını keşfedecekler, dönmek için iyi bir sebep olmadığı ve adayı sevdikler için kalmaya ve CC yi koruyarak Dharma Projesi’nin dünya barışını devam ettirmeye karar verecekler. Şu an: CC, adada kahramanlarımızı idare etmeye devam ediyor. Lock en bariz durum: CC’ye borçlu çünkü CC, Lock’a yürüme kabiliyetini verdi.Bunun en büyük kanıtı bacağını hissetmemesine rağmen yürüyebilmesidir. John’un topal bacağının yanındaki yürüyememesine rağmen kasları uyaran elektro – uyarıcı teçhizata dikkat edin. Ayrıca Lock’un siyah duman yüzünden yerde sürüklendiği bir görüntü vardı. Lock’un bacağında metal pimler olduğundan, siyah dumanı kolayca elektromanyetik bir düşman yapar. Diğer kahramanlar, zayıflıkları, bağımlılıkları ve inançlarıyla (ağaçlarda duydukları sesler) oynanarak idare ediliyorlar. Hatta fiziki olarak veya zihinsel olarak önsezilerini kandırmak ve savunmasız hale getirmek mümkündür. Örneğin, Kate’in manevi babası, Hanso’nun silah araştırmasından gelen parayı sağlamak için adada (Kore’den önce), US ordu irtibat subayı olarak bulundu. Dharma fikriyle değişti ve bir kız evlat edindi. Barış sever bir bakış açısıyla birlikte “kalbinde öldür” mantığı olmadan ordunun bir toplama bürosunda masa başı işe geçti. Kahramanlarımızın birçoğunun normal olarak bir uçaktaki insanların rastgele kesişim noktalarının ne olduğunun ötesinde benzer baba meseleleri vardı. Bu onların muhafızları, koruyucuları tarafından gelecekteki görevleri için nasıl eğitildikleri/ıslah edildiklerine yorulabilir. Jack’in durumunda, O’nun üvey babası belli bir mesafede duygusal olarak korumak teşebbüsüyle, daha çocukken katı davranmayı denedi.Böylece,sonunda kendisini kasvetli bir halkanın içine sokan ikilemiyle birlikte, soğuk cerrahın çocuk sevgisi büyüdü. Kendini içkiye verdi ve Jack’i ayartmak için gittiği Avusturalya’ya çağrıldı ve öldürüldü. Jack’in babası telefon açıp Jack’i sevdiğini söylemek istedi fakat yapamadı çünkü “zayıf”tı. Bunu yaptığı takdirde Dharma’dan ceza gelebilceğini anladı ve bu durumda ölümünü hızlandırdı. Pasif hale geliyordu. Bu çevrim dizi boyunca tekrarlandı. Bir üvey aile mesul oldukları kişiyi sevdiklerinde, Dharma Girişimi’ne olan bu ihanetleri trajediyle sonuçlandı. Bir diğer örnekte ise; bir aile mesul olduğu kişiyle arasındaki mesafeyi koruyarak Dharma’ya sadık kalır –John’un durumundaki gibi. Çocuklar üzerindeki amaç onları yalnız, dikkat isteyen, beceri ihtiyaçlı olarak tasarlamaktı. Ada üzerinde doğru insan olabilmeleri için dizayn edildiler. Geriye kalan kahramanlarımız için gerçek amaç bilinmiyor: Yeni CC için belkide Walt’dan daha fazlası gerekecekti ve Hurley’nin numaraları girmesi için bir partnere ihtiyacı vardı. Kesinlikle, adaya destek olabilmek için Dharma stilinde bir birleşime ihtiyaç var ve onlara ne olduğu gerçeği cevapsız. Hayatları boyunca kontrol edilmeleri konusundan ziyade önemli birşeyin parçası olduklarını hissetmeye ihtiyaçları var. Bu teoriyle ilgili dizide sunulan mükemmel temalar var: Kadere karşı hür irade… CC, daha önemli hedefler için onların hayatlarındaki herşeyi kontrol ederek Tanrı gibi hareket ediyor. Fakat maksatlar bu yorumu haklı çıkarır mı? Ve biz tamamen hayatımızdaki bütün deneyimlerin toplamıysak, özgür iradeye sahip miyiz ?