
Bir zamanlar korkulduğu gibi internet; gazeteleri ve kitapları öldürmedi. İnternet üzerinde neredeyse sonsuz bir içerik olmasına rağmen insanlar hala basılı yayınlara özel bir ilgi duymaya devam ediyorlar. İşte bu ilgi CreativeCloud adlı sıra dışı fikirlere sahip olan grubun aklına tüm interneti basılı hale getirsek ne olurdu sorusunu getirmiş. Ufak bir araştırmadan sonra elde ettikleri bilgiler ise oldukça ilginç ve eğlenceli. Öncelikle interneti yazıcıdan çıkartmakla başlamak gerekiyor. Bunun için tam 45 milyon kartuş yani yarım milyon litre mürekkep gerekli. Aynı miktarda uçak yakıtı bir Boeing 747'yi tam 18 bin mil uçurabilmek için yeterli olurdu. Bu kadar mürekkebiniz varsa bile interneti yazdırmak hala kolay değil. Eğer elinizde tek bir inkjet yazıcı varsa bu kez de işlemin uzunluğu sizi yıldırabilir çünkü interneti tek bir yazıcıdan çıkartmak tam 3805 yıl sürer. Yani şu anda okumaya başlamak için bu işlemin M.Ö. 1800'lü yıllarda Babilliler tarafından başlanması gerekirdi. Ama takım çalışması işleri kolaylaştırabilir. Eğer tüm ABD nüfusu ayrı bir yazıcıdan çıktı almaya başlasalar, internet 6 dakika 36 saniye sonra okunmaya hazır hale gelebilirdi.


Günümüzde kara yolu üzerinde milyonlarca araç seyrediyor ve her geçen gün yeni bir otomobil modeline rastlıyoruz.Ancak Honda'nın ortaya koyduğu 2068 F-uzo model yeni otomobil, benzerlerinden oldukça farklı bir özelliğe sahip. Tasarımcı John Mahieddine'in elinden çıkan ve Honda'nın ilk uçan otomobil konsepti olan 2068 F-uzo, bilim kurgu filmlerinden alışık olduğumuz ve hayranlıkla izlediğimiz o efsane uçan otomobilleri gerçeğe dönüştürüyor. Saatte 643 km/saniye hız yapabilen kontrolü iki adet joystick ile sağlanıyor.
General Electric, 100 DVD'den daha fazla depolama kapasitesine sahip yeni nesil bir optik disk geliştirmiş. Bundan böyle film ya da dosya arşivlerinizi tek bir diskte toplamanız mümkün. General Electric, bu teknolojinin her ne kadar henüz laboratuvar safhasında olduğunu ve oldukça deneysel sonuçlar elde ettiklerini ifade etse de, üretilen teknolojiyi kullanan donanım ve saklama ortamlarının güncel optik ürünlere oldukça benzer olduğunu belirtiyormuş. Piyasaya ne zaman çıkar ya da çıkmaz tartışılır fakat gün geçtikçe teknolojinin baş döndüren bir hızda ilerlediği bir gerçek...
Logitech’in özellikle oyun tutkunları için geliştirdiği klavyesi G19’da yok yok. Bilgisayarların en büyük handikabı farklı amaçlar için kullanılabilir halde hazırlanma sorunudur. Üreticiler genellikle tüm pazarı hedefledikleri için geniş kitlelere mümkün olduğu kadar uygun cihazlar geliştirmeye çalışırlar. Ama özellikle oyunlar söz konusu olduğunda "mümkün olduğu kadar" tanımı çoğu zaman yetersiz kalıyor. Sürekli gelişen oyunlar ve teknolojiler, oyuncuların daha özel ihtiyaçlarını ortaya çıkartıyor. Bunlardan biri de oyun kontrolü. Neyse ki Logitech gibi oyuncu dostu firmalar bu sorunun farkında ve geliştirdiği yeni oyuncu klavyesi ile bizleri standart ve çoğu oyun için yetersiz klavyelerden kurtarıyor. Logitech’in G serisi klavyelerinin yeni parçası olan G19, her yönüyle oyuncular için tasarlanmış bir klavye. Klavyeye baktığınızda ilk gözünüze çarpan 320x240 piksel büyüklüğündeki mini LCD ekranı. Bu ekran aralarında World of Warcraft’ın da bulunduğu 60 farklı oyunu tanıyıp, oyunla ilgili detayları görüntülemek için kullanılıyor. Oyun dışında bu ekran, monitörde görmek isteyeceğiniz herhangi bir şeyi gösterebiliyor. Kendinden aydınlatmalı olan klavyede 12 özel programlanabilir tuş da bulunuyor. Bu tuşlara özel görevler atayabileceğiniz gibi, aynı anda birden fazla tuşa basarak farklı kombinasyonlar da üretebilirsiniz. Her oyuncunun rüyalarını süsleyecek bu klavye ilk kez CES 2009’da tanıtılıyor fakat satışa sürülmesi Mart ayını bulacak. Bu klavyeyi almayı düşünüyorsanız şimdiden 200 doları (yaklaşık 300 TL) kenara ayırmanızda fayda var.